Haseki’deki El Hol Kampı’ndan kaçmaya çalışan 25 çocuk boğularak öldü, iddiası

Haseki’deki El Hol Kampı’ndan tanker deposunda gizlenerek kaçırılmaya çalışılan en az 25 IŞİD’li çocuğun zehirlenerek öldüğünü ileri sürüldü.

03.09.2020, Per - 16:27

Haseki’deki El Hol Kampı’ndan kaçmaya çalışan 25 çocuk boğularak öldü, iddiası
Haberi Paylaş

Suriye resmi haber ajansı SANA’nın haberine göre, Demokratik Suriye Güçleri’nin (DSG) kontrolünde bulunan Haseki’nin doğusundaki El Hol Kampından kaçırılmak istenen en az 25 IŞİD’li çocuk boğularak veya zehirlenerek öldü.

Yerel kaynaklara dayandırılan haberde, kaçakçılara ait su tankerlerine bindirilen çocuklara aşırı düzeyde uyku ilacı verildiği, bu nedenle çocuklardan bazılarının zehirlendiği, bazılarının da nefessiz kalarak öldüğü iddia edildi.

SANA, olaydan sonra DSG’nin kampa baskın yaparak bazı kişileri gözaltına aldığını aktardı.

El Hol’da 60 bin kişi kalıyor

Rojava’nın Haseki kentinde DSG’ninkontrolündeki El Hol Kampı’nda yaklaşık 68 bin kişi barınıyor. El Hol Kampı, Rojava’daki en büyük mülteci kampı konumunda.  Kampta ayrıca 10 bin yabancı IŞİD’li aile bulunuyor.

IŞİD’li ailelerin çoğu, örgütün Suriye’deki son kalesi olan Bağoz’un DSG ve Uluslararası Koalisyon Güçleri tarafından kurtarılmasının ardından kampa yerleştirildi.

Amerikan Ortadoğu Enstitüsü’nden Vera Mironova’nın bu yaz hazırladığı rapora göre, IŞİD El Hol Kampı’ndan özellikle çocukların kaçırılması için bolca para harcıyor.

Rapora göre, geçen Haziran ayında, birkaç Finli IŞİD kadın çocukları ile birlikte el Hol kampından kaçarak ülkelerine geri döndü.

Ancak bunun “münferit bir olay” olmadığına dikkat çekilen raporda, “El Hol Kampı’nda her hafta kaçışlar gerçekleşir. Genellikle üç ile dört aile aynı anda ayrılır” bilgisi paylaşıldı.

Rapora göre kampının içinde, kiminle konuşursanız kaçakçıları bilir, kaçış planları gizli tutulmaz ve bir kadın kaçmayı planladığında, yakın arkadaşlarını bilgilendirir. Böylece gittiğinde eşyalarını bölüşürler.

Rapora göre, kamptan kaçışın maliyeti aile başına yaklaşık 15.000 dolar. Bu miktar kadının uyruğuna ve sahip olduğu çocuk sayısına bağlı olarak değişiyor.

Kaçışlar genellikle İdlib'den koordine ediliyor.  IŞİD kadınlarının El Hol'den kaçabilmelerinin üç ana yolu var:

Birincisi, en rahat (ve en pahalı) yol, seyahati kolaylaştıran Kürt güvenlik güçlerine rüşvet vermek.

İkincisi, kampa tankerlerle su taşıyan sürücüler ve yerel sivillerin yardımı ile kaçış. Vera Mironova’nın görüştüğü bir kadına göre, bu yol daha ucuzdur (yaklaşık 14.000 dolar), ancak çok daha zor ve tehlikelidir.

Aynı kadın, “Tabii ki, şöförler kontrol noktalarından geçmemiz için gardiyanlara rüşvet veriyor, ancak yinde de yakalanma olasılığı var” dedi.

Üçüncüsü ise, kamptan çıkmanın en ucuz ve en zorlu yoludur ki yaklaşık 12.000 dolara mal oluyor. Bunun için 6 günlük bir yürüyüşü göze almak gerekiyor. Bu aynı zamanda en güvenli yol olarak kabul edilir ve genellikle genç erkek çocukları olan kadınlar tarafından tercih ediliyor. Yakalanma risklerini en aza indirmek isteyenler bu yolu seçiyor, çünkü tutuklanırlarsa oğulları yetişkin olarak kabul edilebilir ve hapsedilebilirler.

“Kaçakçılık işinde çok para var”

Bölgede yaşayanlar “kaçakçılık işinde çok para var” diyor. Hatta “bir kaçakçıyı bulmak istiyorsanız köydeki en büyük ve süslü eve gidin kolayca bulabilirsiniz” diye bir espri bile var.

Bu kaçış yolları ucuz olmadığı için, hapsedilmiş kadınlar farklı ödeme yolları buluyor. Hâlâ gruba destek verenlerden biri, “Üst düzey komutanlar tüm eşlerini Bağoz'daki savaş sırasında bile 35.000 dolar ödeyerek kaçırdı. El Hol'e bile gitmediler. Sonra Çeçenler gibi tüm güçlü IŞİD diasporalarından kadınlar kamptan ayrıldı” dedi.

Tabi kaçıp tekrar örgüte dönenler de var. Rapora göre geçen yıl IŞİD bir grup Uygur gencinin kaçmasına yardım etti ve bunlar şimdi Irak sınırına yakın çölde savaşıyorlar.

IŞİD ayrıca küçük çocuklar, özellikle de yetimlerin kaçırılmaları için para ödüyor. Rusça konuşan bir kadın geçen yıl 8 yaş altı 11 yetimden oluşan bir grubun İdlib'e götürüldüğünü söyledi.

IŞİD’lilerle evlilik pazarı

Kadınların kaçmak için gerekli fonu bulmasının bir başka popüler yolu da evlenmek ve yeni eşlerinin seyahat için kendilerine ödeme yapmasıdır.

Yeni eşler genellikle Avrupa'dan, özellikle Fransa ve Almanya'dan IŞİD destekçisidir, genellikle aynı dili konuşan kadınları seçer.

Görüşülen yabancı kadınlardan biri “El Hol'den ikinci, üçüncü veya dördüncü eşlerle evlenmek IŞİD destekçileri arasında artık popüler bir heves haline geldiğini düşünüyoruz” dedi.

 “Çok sayıda teklifimiz var” diyen başka bir yabancı kadın ise “bu IŞİD evlilik pazarında popüler olmak çok kolay. Sosyal medya sayfalarınızda IŞİD'i övmelisiniz, kamptaki koşullar hakkında şikayet etmelisiniz ve takipçilerinize Müslüman kadınların gayrimüslümlere esir olduğunu ve onu kurtarmanın zorunlu olduğunu hatırlatmalısınız” diye konuştu.

Röportaj yapılan Avrupa'dan bir IŞİD destekçisi de ikinci bir eş olması için El Hol'den bir kadının çıkması için para ödediğini açıkladı.

İstihbarat servisleri Türkiye’ye kaçmalarını tavsiye ediyor

Rapora göre DSG’nin kontrolündeki kamlardan kaçan IŞİD’li kadınların ilk hedefleri şu anda İdlib’deki eski ismi El Nusra Cephesi olan Heyet Tahrur el Şam’ın (HTŞ) kontrolü altındaki İdlib’e gitmek.

Raporda, özellikle, yerel halkın hala Tel Abyad’ı (Gire Spi) IŞİD kalesi olarak gördüğü belirtildi.

Idlib Eyaleti şu anda yabancı IŞİD üyeleri için ana sığınma yer olmasına rağmen, bölgeyi kontrol eden HTŞ bu konuda rahat değil.

IŞİD'i desteklemeyen kadınlar genellikle İdlib'de uzun süre kalmıyor ve hemen Türkiye'ye gitmeyi tercih ediyor. Orada kendi ülkelerinin büyükelçiliğine teslim olabiliyor veya yasadışı yollardan Türkiye'de kalabiliyor. Kamptaki kadınlarla iletişim halinde olan birçok ülke istihbarat servisi, açıkça Türkiye'ye kaçmalarını tavsiye ediyor, çünkü Suriye'deki DSG kontrolündeki kamplarda beklemek yerine onları ülkelerine geri göndermek çok daha kolay bir yol bu.

Yeni eşleri ile seyahat eden kadınların, genellikle Avrupa'ya veya eski Sovyetler Birliği ülkelerine geçmeden önce sahte belgeler satın almaları gerekiyor ve bu süreçte Türkiye'de kalabilirler. Ancak bu da ucuz değil maliyetli oluyor.

Vera Mironova’nın görüştüğü bir kadına göre, Türkiye’de sahte belgelerin fiyatı şu anda yaklaşık 25.000 dolar.

Nerina Azad
Bu haber toplam: 4213 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:02:53:17
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad
x