İsmail Beşikci: Güvenlik

Güvenlik

Kürdler, Kürdler konusunu, Kürdlerin, Kürd toplumu olmaktan doğan haklarını ve özgürlüklerini gündeme getirdikleri zaman, hemen, Türkiye’nin güvenliği konuşulmaya başlar. Sadece Türkiye’nin değil, Irak’ın, Suriye’nin, İran’ın güvenliği de gündeme gelir. Kürdler tarafından gündeme getirilen hakların, özgürlüklerin bu devletlerin, Türkiye’nin, Irak’ın, İran’ın, Suriye’nin güvenliği için tehdit oluşturduğu vurgulanır.

İsmail Beşikci

28.09.2021, Sal | 10:37

Güvenlik
Makaleyi Paylaş

Aslında, güvenlik içinde olması gereken, güvenliğe kavuşması, güvenliği konuşması gereken Kürdlerdir. Çünkü Kürdler, her parçada, bu devletlerin saldırılarıyla karşı karşıyadır. Bu saldırılar, sadece sözle değil, fiili olarak da yaşanmaktadır. Bu saldırılarda, insanlar ölmekte, yaralanmakta, sakat kalmakta, köyler, ormanlar, tarımsal mahsuller, ambarlar yakılmakta, yıkılmaktadır. Kitleler halinde hayvan  varlığı felef olmaktadır. Köylüler, günlük faaliyetlerinin sürdürememektedir. Bu saldırılar insanlarda her daim korku, endişe yaratmaktadır. Türkiye’nin PKK bahanesiyle Kürdistan’ın güneyine yaptığı saldırlar bu kapsamda değerlendirilmelidir. İran’ın, sürgündeki Kürd siyasal partilerini bahane ederek Kürdistan’ın güneyine, Kürdistan Bölgesel Yönetimi alanına yaptığı saldırılar yine, bu kapsamda değerlendirilmelidir. Türkiye’nin ve PKK’nin  Kürdistan’ın bu kesimini savaş alanı haline getirmeleri elbette yanlıştır.  Güvenlikte olması, güvenliğe kavuşması gerekenler Kürdlerdir.

Bu devletlerin güçlü orduları, savaş uçakları, tankları, topları…, askeri ve sivil bürokrasileri, kamu yönetimleri, hapishaneleri vs.  vardır. Kürdler, Irak’ta, Kürdistan Bölgesel Yönetimi hariç, bunların hiçbirine sahip değildir. Kürdlerin, Kürd toplumu olmaktan doğan haklarını isteyen, bunun için demokratik çaba sarfeden Kürdlerin, bu çabalarıyla, bu devletleri tehdit ettiği söylenemez. Bu devletlerin herbirinde, çeşitle düzeylerde inkar ve imha politikaları uygulandığı için, bu politikaları, uygulamaları eleştiren yazılar kitaplar,  Kürdler tarafından gündeme  getirilen haklar, özgürlükler  tehdit olarak algılanmaktadır. Halbuki güvenlikte olması, güvenliğe kavuşması gerenler gerekenler Kürdlerdir. Kürdlerin, Kürd toplumu olmaktan doğan haklarını, doğal haklarını, özgürlüklerini isteme dışında, bu devletleri tehdit etme niyeti  de yoktur, gücü de yoktur. Savaş uçakları başta olmak üzere, her türlü silah araç-gerece sahip olanlar bu devletlerdir.

                                                     ***

Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra toplanan Paris Konferansı’nda, uluslararası toplum  Kürdlere, Kürdistan’a çok ağır bir darbe vurmuştur. Paris Konferansı’nda, çeşitli devletler, halklar için ayrı ayrı barış anlaşmaları yapılmış, Kürdlerin hakları özgürlükleri hiç dikkate alınmamıştır. Paris Konferansı çerçevesinde kurulan  Milletler Cemiyeti döneminde, Kürdler’in hakları özgürlükleri, uluslararası toplumun hiç dikkatini,  ilgisini çekmemiş, Kürdler, Kürdistan, bölünmüş, parçalanmış, paylaşılmıştır. Bu, Kürdlerde, Kürdistan’da, bir insanın iskeletinin parçalanması, beyninin dağılması gibi bir etki yaratmıştır. Bugün Yakındoğu’nun, Ortadoğu’nun ortasında, 50 milyonu aşkın bir nüfusa sahip olan Kürdlerin, bir statüye sahip olmamaları, bir devlete sahip olamamaları,  1920’lerde, Kürdler açısından adaletli bir uluslararası ilişki oluşturulmadığını açıkça göstermektedir. Halbuki bugün dünyada nüfusu bir milyona bile varmayan onlarca devlet vardır. 27 üyeli Avrupa Birliği’nde, Lüxsemburg, Malta, Kıbrıs  bu devletler arasındadır. Avrupa Birliği’nde nüfusu Kürdlerin genel nüfusundan fazla olan devletler, sadece, Almanya Fransa,  İtalya, İspanya’dır. Polonya, Küdlerinki kadar bir nüfusa sahiptir.

                                                   ***

1920’lerde, Yakındoğu’yu, Ortadoğu’yu ilgilendiren en önemli olay, kanımca, Kürdelerin, Kürdistan’ın bölünmesi,  parçalanması, paylaşılması olmuştur. 1920’lerde Milletler Cemiyeti’nin  önemli işlerinden biri bu olmuştur.

Lozan Andlaşması’nın, Kürdler ve Türkler bakımında içeriği çok faklıdır. Kürdler ve Araplar, Kürdler ve  Farslar bakımından da içeriği farklıdır. Lozan Andlaşması Kürdleri köle haline getirmiştir. Bunu, 1930’larda,  dönemin Adalet Bakanı, Mahmut Esat Bozkurt,  ‘Türk olmayanların, Kürdlerin, Tükiye’de hiçbir hakları yoktur, sadece, Türklere köle olma hakları vardır’ şeklinde ifade etmektedir.

Lozan Andlaşması sürecinde , konuşulan, tartışılan konuların başında Kürdler, Kürdistan konusu gelmektedir. Ama, Lozan Andlaşması toplantılarında Kürdlerin yer  almaması için, konuşmalara, tartışmalara Kürdlerin katılmaması için, özellikle Türk temsilciler tarafından yoğun bir çaba sarfedilmiştir.

Bu sürecin, Ulusların Kendi Geleceklerini Belirleme İlkesi’nin en çok konuşulduğu, tartışıldığı bir dönemde  gerçekleşmesi dikkate değer bir durumdur. Sovyetler Birliği’nde,  Devrim Yapan Üç Adam, Lenin, Stalin, Troçki, Amerika Birleşik Devletleri’nde Başkan Wilsoon, bu temel ilkenin yaşama geçmesi için çok çaba sarfediyorlardı. Bu konuda sık sık açıklamalar yapıyorlardı. Halklar, Asya’da, Kuzey Afrika’da, Yakındoğu’da, Ortadoğu’da bu ilkeyi yaşama geçirmek için  çok yoğun bir çaba içindeydi. Bu ilişkiler çerçevesinde mazlum halklar yoğun, yaygın coşkular yaşıyordu. Böyle ilişkilerin yaşandığı bir çağda, Kürdlere, Kürdistan’a, bölerek, parçalayarak, paylaşarak çok ağır bir darbe indirilmesi çok dikkat çekici bir durumdur. Yakındoğu’da ve Ortadoğu’da uluslararasında barışın kurulamamasının temel nedenlerinden biri budur. Halbuki, güvenlik içinde yaşamak, diliyle kültürüyle yaşamak, kendini yaşamak, kendi kendini yönetmek, bu haklara kavuşmak için mücadele etmek  Kürdlerin  de hakkı olmalıdır.

Gerek Milletler Cemiyeti’nin, gerek Birleşmiş Milletler’in ana  felsefesi de budur. Yani halkların, özellikle ezilen halkların,  özgürlük ve barış içinde, adalet ilkeleri gözetilerek yaşamalarını sağlamaktır. Ama bu durum, Kürdler, Kürdistan söz konusu olduğunda  yaşama geçmemiştir. Bu ilişkiler ağında Kürdlerin yaşadığı zaaflar elbette dikkatlerden uzak tutulamaz.

 

Uluslararası toplumun, 1920’lerde ve 1945’de, Kürdleri, güvenliksiz bir ilişkiler ağına soktuğu  açıktır.

Bölünme, parçalanma paylaşılma sürecinin başlıca  aktörleri, dönemin iki emperyal gücü, Büyük Britanya ve  Fransa ile Yakındoğu’nun Ortadoğu’nun iki köklü devleti Osmanlı İmparatorluğu ve İran İmparatorluğu’dur. Dönemin, Türk, Arap ve  Fars yönetimleri bu sürecin en başta gelen aktörleridir.  Bu dört güç işbirliği ve güçbirliği yaparak Kürdlerin, Kürdistan’ın başına lanetli bir çorap geçirmişlerdir.  Bu süreçte, Kürdlerin  zaafları elbette dikkatlerden uzak tutulmamalıdır.

Milletler Cemiyeti çok yoğun, kapsamlı çalışmalarına rağmen İkinci Dünya Savaşı’nın patlak vermesini engelleyemedi. Milletler Cemiyeti’nin İkinci Dünya Savaşı’nın neden engelleyemediği gibi konular tartışılarak, Milletler Cemiyeti’nin zaaflardan arınması sağlanarak 1945’de Birleşmiş Milletler kuruldu. Ama, uluslararası toplumun, 1920’lerde Kürdlere, Kürdistan’a karşı işlediği suç Birleşmiş Milletler döneminde de aynen sürdürüldü.

Bugün Kürd aydınları, Büyük Britanya ve Fransa temsilcileriyle yaptıkları çeşitli sohbetlerde, Kürdlere, Kürdistan’a  karşı 1920’lerde kurulan, 1945’de de  aynen korunan ilişkilerin düzeltilmesini hatırlatmaktadırlar. Bu düzeltme konusunda bir çaba görülmemektedir. Ama Kürd aydınlarının, basın mensuplarının, yazarların, Büyük Britanya ve Fransa temsilcileriyle, giderek batılı diplomatlarla  bu tür sohbetleri sürdürmelerinde büyük yarar vardır.

Bu makale toplam: 6197 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:15:58:04
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad

İsmail Beşikci

Yazarın Önceki Yazıları

Munzur Çem’in Anıları Derve Cendere II Saatin İçindeki Sır Mehmet Öncü Kitapları Zarema, Yahudi Devleti Juli’nin Sesi ‘Ateşte Doğanlar’ Kadri Hoca… Kürt Hâkim Alevilik Üzerine II ‘Aleviler ve Sosyalistler’ Kitabı Üzerine Uygur Türkleri Başkanlık Seçimleri, ABD Üniversite Raporu OFra Bengio’nun Kürd Liderlere Eleştirisi Dr. Said Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nde Maaş Sorunu… Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nde PKK-Haşdi Şabi İşbirliği Ama Onlar Kardeştiler… Mustafa Suphi ‘Kürdistan Ortadoğu’nun Polonya’sıdır’ İSkan Tolun II Kürt Dil Hareketi (Harekata Zımanê Kurdî) II ‘Doğumun Ölümü’ Kürt Dil Hareketi (Hereketa Zimanê Kurdî) Kürdistan Bayrağı’nın ve KDP Binasının Yakılması Üzerine… Ermeniler, Kürdler, Azeriler Devrimci Doğu Kültür Ocakları Eylül 2020 Kürdler-Kürdistan Bir AİHM Başkanı Halepçe arşivlerinin yakılması ve KDP’ye saldırı Devran İskan Tolun Woodrow Wilson Harf Devrimi’nin Kürdler İçin Anlamı Mehmet Elbistan Kürtler, Şehir Şehirlileşme ‘Kürt Çalışmaları…’ Zini Gediği Katliamı Kürd Tarihini Kürdlerin Yazması… ‘Kürtlerin Kürt Olmama Hakkı’ II ’Kürtlerin Kürt Olmama Hakkı’ Değinmeler-2 Irkçılık Üzerine Seyid Ahmed Cebari Şengal, Afrin Mustafa Selîmî Kemalizm ve Kürd Ulusal Sorunu Orhan Kotan’ın Şiiri Leylan - II Kürt Meselesiyle İlgili Bir Projen Var mı? Leylan Xwebûn Orta Karadeniz’de Etnisite İlişkileri Alevilik Üzerine… Güvenli Bölge Duvarımızı Yapamadık… Doktor Said Alevilik ve Tarihi Bitlis ve Ahalisi 1916 Kürd Tehciri Bir Diplomatın Anıları Xızır Nasıl Ali Oldu? Kürd Tarihi Üzerine Gözlemler Adıyla Çağırmak Kürdistan’ın Güneyinde Soykırım Kürdlerin Tarihi Milliyetçilik Üzerine Hong Kong, Kürdistan ‘Kürtlerle Türkler’ Ortadoğu’da Devletlerin Kurulması Abdurrahman Qassemlu’nun Katledilmesinin 30. Yıldönümü Üniversitenin Bilim Anlayışında Temel Sorunlar Cumhuriyet, 19 Mayıs 2019 'Özgürlük İçin Sanat' Helsinki’de Sosyal Forum Teknoloji, Bilim, Eğitim Milletler Cemiyeti Döneminde Kürdler/Kürdistan Hewler - Duhok - Zaho Bir Tartışma Üzerine… Dönemin Romanları Eleştirilerin İzinde Rêya Heqîyê (Alevilik) ABD Ziyareti - IV ABD Ziyareti - III ABD Ziyareti - II ABD Ziyareti - I Berlin’de Dersim 37-38 Paneli Başur’da Siyaset Duhok-Hewlêr Gezisi Kürdçe Yasaklarının İşlevi ‘Aleviliğin Doğuşu’ II ‘Kimliksiz Çığlıklar’ Türkiye’de Adalet Arayışları 'Aleviliğin Doğuşu' Kürdlere Soykırım… Moskova’da Kürd Konferansı Cevat Geray’a Sevgi… Bilim Ahlakı Mahallenin Arkadaşları Selahattin Demirtaş’ın Şarkısı Canip Yıldırım Kütüphanesi Devşirmeler ve Devletsizler Dağ Kavmi - II Adaylar… Dağ Kavmi -I Geleceğini Belirleme Hakkı ve Kürdler Farhad Daftary, Şiilik Alevilik Şiizm ‘Türklük Sözleşmesi’ Timure Halil Hakkında … Düşmanlarını Sevindiren Bir Halk… Celal Talabani... Kürdler Zoru Başardı… Bağımsızlık... Güvenlik... Domino Etkisi Referandum-Bağımsızlık Tartışmaları Danimarka Seyahati Sekesûr’da Kürd-Alevi Soykırımı İnsanlık Araştırmaları Merkezi Fahriye Adsay’ın Eleştirileri Üzerine… Bir Kürd... İki Kürd... Üç Kürd Yezda... Ermeniler, Kürdler… Yeni Bir KDP Kurma Çalışmaları Hasta Adam Avustralya Gezisi Hayatımdan Kesitler Birey Toplum İlişkileri Peşmergelik Yüce Bir Değerdir Kaderine Küsmek Kürd Halkının, Kürdistan’ın Başı Sağolsun… Kürdistan’ın Hayırlı Evladı Doktor Said Suriyeli Mülteciler Parlamento Milli Düşünce Sempozyumu Desmond Fernandes Kürtlerin Bulunduğu Ülkeler Bölünemez!... Kürtler Ne İstiyor? Eşkiya 28 Devlet Bağımsız Kürdistan’ı Tanımayacak... Devlet, İslam, Kürdler ve Darbe Pencinarîler II Pencinarîler I Azim... 'Afrika Edebiyatı' Üzerine… Yaresan (Ehl-i Hak) Rêya Heqîyê, Ezdan Zağros’un Ötesine… Süleymaniye Merkez Güvenlik Karargahı 'Peçar Tenkil Harekatı/1927' Üzerine Birkaç Söz İttifaklar Mahmut Yeşil’e Sevgi… Tunceli Kanunu, Getirdiği Esaslar ve Devletin Asimilasyon Planları Yakındoğu’nun İmhası ve Pontus Sorunu Keşiş’in Torunları Dersimli Ermeniler Anlıyorum Ama Konuşamıyorum 1128 Akademisyen Yaşar Kaya Alevilik... Elveda Güzel Vatanım Alevilerin Kitabı Uluslararası Barışı Kurma Çabaları, Kürdler/Kürdistan III Uluslararası Barışı Kurma Çabaları, Kürdler/Kürdistan II Uluslararası Barışı Kurma Çabaları, Kürdler/Kürdistan (I) Komkurd-An Nelson Mandela - Aziz Sancar Barış, Yüzleşme, Müzakere İBV Hewler Temsilciliği 558. Oturma Şengal’i Ziyaret Şengal TBMM Kürdlerde/Kürdistan’da Ana Sorun Özyönetim Üzerine... Norveç Seyahati Alaine Tuoraine’e Eleştiri Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nde Yönetim Zaafları Güneşin Krallığı Keyakisar Barzani bir dönem daha görevde kalmalıdır Temel şart Kürdistan Ordusu! Girê Spî'nin Kurtarılması... Üniversitenin Ana Sorunu Mardin: Hüzünlü Kent Alevilik-Müslümanlık Osmanlılar ve Acemler Arasında Kürdler İslam’ın barış, huzur, adalet ve eşitlik anlayışı Kerbela’da son buldu Kürd Kültürü Neden Yağmalanıyor? Kürd Êzidîlerin Azizesi 'Begê' İki Olay Üzerine Düşünceler Barış ve Çözüm Süreci - III Eleştiriler Ev Jin û Mêrê bi Maskê Barış ve Çözüm Süreci - II Murat Bozlak’a sevgiler... Barış ve Çözüm Süreci… Rejim, İslamileşme, Kürdler/Kürdistan Alman Şarkiyatçı Dr. Friç Soykırımlar ve Devletsiz Halklar IŞİD’in Zuhuru Şeyh Ahmet, IŞİD Saldırıları ve Osman Baliç'in Katili Ulusların Kendi Geleceklerini Tayin Hakkı ve Kürdler/Kürdistan Bitlis Anıları, 1960’lı Yıllarda Bitlis’de Yaşam Uluslararası Bitlis Sempozyumu Barzaniler Değinmeler İfade Özgürlüğü ve ABD Türk Siyasal Kültürü Üzerine… Birleşik Krallık, Fransa, Kürdler/Kürdistan Anti-Kürd Uluslar arası Nizam Kürd/Kürdistan incelemelerinde temel soru... Ulus İnşa Sürecinde Dilin Rolü Mustafa Barzani'yi sevgiyle anıyoruz Düşün Hayatında ve Edebiyatta Kurumlaşmalar Yakındoğu’nun İmhası,1915 Ermeni Soykırımı ve Hrant Dink’in Katledilmesi Resmi İdeolojinin Temel Özelliği Roboski – Goyiler Türk-İslam Sentezi ve Kürd Sorunu Kürdistan sorunu her şeyden önce duruş sorunudur Barış
x