Aziz Yağan: Trump Kürd Olsaydı Bazı Kürdler O’na Terörist Der miydi!

Trump Kürd Olsaydı Bazı Kürdler O’na Terörist Der miydi!

‘Demokrasi güçleri’ tarihselliğinde değerlendirilecek olursa; solun kendi içinde ve dışında yaptığı şiddet içeren ve kan dökücü her eylemin meşru, hak, normal görülmesi hastalıklı Stalinist dönemin eseridir. Kürdler bu vahim, suçluyu kayıran, suç üreten bakışı terk etmelidir.

Aziz Yağan

10.01.2021, Paz | 18:28 [ Güncellenme: 10.01.2021, Paz | 19:43 ]

Trump Kürd Olsaydı Bazı Kürdler O’na Terörist Der miydi!
Makaleyi Paylaş

Trump’un destekçilerine Beyaz Ev’i işaret etmesi ve ardından gelişen olaylar Amerikan tarihinde utanç verici gün olarak anılacaktır. Dünya karşısında küçük düşmüş olmayı önemsemeden hızla doğru tanımlamalar yaptılar ve Biden açıkça ilan etti: ‘Bunlar yerli teröristlerdir!’

Amerika’nın ‘terörist, ulusal ihanet’ tanımları olduğu için kimse bu ifadeye itiraz etmedi. Benzer olay Berlin, Ankara, Sydney, Londra, Moskova ya da Atina’da yaşansa aynı niteleme yapılırdı. Ben de yine aynısını derdim. Çünkü yapılan eylemin türü tanımlanıyor, kavramlar gelişi güzel kullanılmıyor. Bunun önemi yaşananı anlamayı, tanımlamayı, kabullenmeyi sağladığı gibi önlem almayı da zorunlu hale getiriyor.

Biden, ‘Trump’a oy verenlere’ terörist demedi, sadece Beyaz Ev’e saldıranlara terörist dedi. Trump’a oy verenler de “Biden bize terörist dedi” demedi. O eylemin terörizm olarak adlandırılması herkesi kendine getirdi, dikkatleri yoğunlaştırdı, eylemciler yalnızlaştırıldı, eylemi ve eylemcileri savunulamaz hale getirildi. Haklı olarak. Sokağa, şiddete çağrı yapanlar, bu çağrıya uyanlar, durdurmaya çalışmayanlar unutulmaz.

Dünyanın ne diyeceğini umursamadan Biden’ın kendi vatandaşlarına terörist demesi yaşananı tanımlar, çözümü kabullendirir, kangrenleşmeye izin vermez, insanların aklını başına getirir, aklı başına gelmeyenlerin nasıl muamele göreceğini vurgular ve tekrarlanması ihtimaline karşı önlem almayı gerektirir. Gerektiğinde toplumların hafızası bireylerin hafızası kadar güçlü ve hızlı olmalıdır.

Beyaz Ev’e saldırı çoğu Kürde ve Kürd dostuna göre de terörizm midir?

Çoğu Kürde göre ‘terörizm’ olmamalıdır. Eğer terörizm diyorlarsa bu iki yüzlülük anlamına gelebilir. Çoğu Kürdden kasıt, PKK’nin yolcu otobüsü bombalaması, Çetinkaya mağazasını yakması, Güven park bombası, Final dersanesi önündeki patlama, Haki Karer suikasti, Şoreş Baliç suikasti, bomba yüklü araçlar, zorla askere alma, Peşmerge Güçleri’ne saldırıyı vs yüksek sesle tanımlamayanlardır.. Bunlara terörist eylem diyemeyenlere göre Beyaz Ev’e saldıranlar da terörist olamaz. Ya da, ABD ve Avrupa’nın İran’a terörist demesine ve yaptırımlarına da karşı çıkmalılar.

Peki Diyarbakır, Hewler, Mahabad ve Qamışlo’nun yani genel olarak Kürd toplumunun ‘terör, ulusal ihanet’ tanımı var mı? Çoğun Kürd aydının, akademisyenin, entellektüelin, grupların, sivil toplum kuruluşlarının, partilerin terörizm tanımı var mı? Olsa, bu halde olmazdık diyen var mı?

Anımsanacağı gibi, 20 Aralık 2020’de Yeşil Bölge’deki ABD Bağdat Büyükelçiliği’ne 8 füze atıldı. Bunun üzerine Kürdistan Bölgesi Başkanlığı şu açıklamayı yaptı: “ ABD’nin Bağdat Büyükelçiliği’ne yönelik terörist saldırıyı kınıyoruz.” Demek Hewler terörizmin ne demek olduğunu biliyor.

ABD Dış İşleri Bakanlığı, Hewler İngiliz konsolosluğu, Fransa Dışişleri Bakanlığı ve Bağdat Büyükelçiliği PKK’nin Peşmerge Güçleri’ne yaptığı saldırıyı kınamakla kalmadı, PKK’nin terör örgütü olduğunu özellikle vurguladılar.

Hewler ise Washington, Londra, Paris’in PKK’ye terörist nitelemesine katılmamış, kendi güçlerine saldırı yapmış ve peşmerge katletmiş PKK’ye terörist diyememişti. Halbuki, ABD, Londra ve Fransa meselenin adını bir kez daha koymuştu. Ciddiyet ve sorumluluk bunu gerektirir.

Bunun üzerine Hewler bu açıklamaları yapan ülkelere ‘PKK terörist bir örgüt değildir, sözünüzü geri alın!’ demedi. Bu ülkeler de Hewler’e “Sen neden terörist demiyorsun?” demedi. Bu meselede kim hakikati ortaya koyuyor, kim çekiniyor: ABD, Fransa ve İngiltere mi, yoksa Hewler mi?

Normalde Hewler ABD, Büyük Britanya ve Fransa ile aynı ya da daha sert tonda açıklama yapmalıyken; tam tersi oldu. Bu çarpık durum sadece Hewler ile sınırlı değildir. Avrupa, Diyarbakır, Mahabad ve Qamışlo merkezli (çoğu!) parti, kuruluş, gruplar ve bireyler de tanımlamaktan, doğru kavramı kullanmaktan kaçındılar, kaçınmaktalar.

Kürd toplumu ile Kürd dostları neyin terörizm olup olmadığı hakkında ve başa gelen terörizm ise alınması gereken tutumda kendisiyle ve açık toplumların devletleriyle, kuruluşlarıyla çelişmemelidir! Gerçekte, PKK’nin terör listesinde olmasının uluslararası sağlam dayanaklarının olması önemli değildir. Önemli olan Kürdlerin kendi içerinde, kendi yaşadıklarını tanımlasını yapamamasıdır! Bir Kürd örgütü olan ancak isminde Kürd kelimesi bulunmayan ve hemen hemen tamamı Kürdlerden oluşan, faaliyet alanı güney olan Ensar el-İslam’a terörist demek doğru ve bu kadar kolayken, PKK gormezden geliniyor! Neden? PKK’nin adından dolayı mı? İsminize, Kürd ya da Kürdistan’ı eklerseniz Kürdler tarafından terörist olarak etiketlenmekten kurtulur musunuz?

‘Demokrasi güçleri’ tarihselliğinde değerlendirilecek olursa; solun kendi içinde ve dışında yaptığı şiddet içeren ve kan dökücü her eylemin meşru, hak, normal görülmesi hastalıklı Stalinist dönemin eseridir. Kürdler bu vahim, suçluyu kayıran, suç üreten bakışı terk etmelidir.

Mevcudu ve geçmişi tanımlamakta ve gerekeni yapmakta tereddüte devam edilirse; bu, Kürd Biden’ları değil ama Kürd Trumplar’ı eksiltmez. Çıkış, hakikati dile getirenlerin, sağlam, açık duruş sergileyenlerin ülkenin güvenli, saygı gören ve yol gösterici ışığının altına gelmesiyle başlayacaktır.

Bu makale toplam: 5932 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:13:26:13
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad

Aziz Yağan

Yazarın Önceki Yazıları

Aldatılanı Aldatmak Coğrafi Statü ve Kültürel Kimlik Ayrımı PKK’den İbrahim Güçlü’ye Bir Tehdit Daha Kürdler ve Ankara İttifakları Olası Şengal Katliamını Kürdler Durdurabilmeli HDK ve Kürdistani İttifak Çalışması Kürdler Yeni Anayasada Nasıl Yer Alabilir? Ankara’da İstenmeyen HDP’nin Kaderi Kimin Elinde? Kürdce Anadili Kampanyaları ve Sivil Alan Kürdlerde ”Şimdi” nin İcadı ve İnşası(*) Kürd Reformu Söylentilerindeki Eksik Kürdistan Bölgesel Yönetimi Ne Yapmalı? PKK’yi Yabancı Bir Örgütten Tanımak, Tanımlamak PKK’nin Yeri Neresi? Düşmanları Sevindirmeyenler KBY, PKK için Önlemler Almalıdır Kürdistan Bölgesel Yönetimine Çağrı Ey Dünya, Kötülüğün Kaynağı Bu Kez Ahiretsizler Kürdlerin HDP'ye mesafesi Leyla Güven’in Kürdlüğü, Berberoğlu’nun Türklüğü Osman Baydemir Apocu mu, değil mi! KürT aydını ile KürD aydını Öcalan, Aidan James, PKK PKK’yi Terk Edemeyenler ''Benim Ülkem Dilim'': Topraksız ve Statüsüz Çerçeve (I): Kangren Kulp’ta Beş Kürd Daha Parçalandı Şeyh Abdulkerim Çevik’i Öldürmeyeceksin! Uygur Türkleri, Kürdlerin Yaklaşımı ve Dünyanın Geri Kalanı Sıra Kürd Dili ve Kültüründe mi? Tanrı Vardır ve Adı da Petrunya’dır Kürd Temsiliyeti de Nesi? Ayrışalım (III) -Rojava Kahramanları- Ayrışalım (II) Ayrışalım SUSAMAM, rapçı Miraç, Kürd Yanılsaması Karşılıksız Aşığın Kürd Hali Kayyım Atamaları Kime Karşı: KürDlere mi, KürTlere mi, Halklara mı? İyaz bin Ganem’e karşı İlhan Diken!!! Bağlar Belediye Meclisi: Medeni Ölüm 160 TL İstanbul’da Seçmen ve Aday Uyumu Kürdler İçin de 'Her Şey Çok Güzel Olsun!' Selçuk Mızraklı, Zorbalık, Handan Ekici Cumartesi Anneleri ve Sivil Alan 24 Haziran’da ne yapmalıyız? HAMLE: Şuursuzluğa Karşı HAMLE: Ciddiyete Davet! Onur Ünlü’den ‘Gerçek Kesit: Manyak’ HAMLE: Yerel Seçimleri Kazanmak, ama Nasıl? Afrin’de Siviller Öldükçe Güçlenmek! HAMLE: Peki ama Hangi Partiyle? HAMLE: Reform için Yerel Seçimler Ferdinand: Daima kendiniz olun ve Tres’e ne olduğunu sormayın! Beden ve Ruh: Bağımsız Kişilikler Ali Kemal Çınar û Génco Kemal’in ‘Adalet’i ve Kürtler İşkenceciler Çocuklarını Sevebilir mi? İllegalite ve Kürdler Sesi kesilen taşlar ve onların arasında bir şair Sansüre Karşı ‘Zer’ Kürdler; Rejim Yanlıları ve Karşıtlarının Fedaisi mi! Geçmişle hesaplaşma, yarına köprü: Geçersiz oy Evet, Hayır, Boykot ve Kürdler için 4’üncü yol Biz O Hendekleri …! Ariel’den Arielle’ya: Küçük Deniz Kızı Türkiye, Almanya, Hollanda ve Nefret Söylemi Vank’ın Çocukları: Tarihsel Hakikat Mücadelesi Jale ve Mehmet Elbistan Vatandaş Anadilinde Konuş! Kürd Tarafı ve Post-Olgusal Siyaset Prensim, Ömrümün Kalanı Sensin! Derik Kaymakamına Sabotaj Ekşi Elmalar’a ilaveten PKK ile Nereye Doğru? Atatürk’ünü Arayan Ahmet Altan PKK Vekilleri Öldürmeyi Denedi mi! Yılmaz Erdoğan'ın Ekşi Elmalar'ı Kürdler Onursuz, Benliksiz, Haysiyetsiz mi! Kürdlerin Acılarıyla Alay! İki Ustadan Kısa Bir Film: Borrowed Time Kalandar Soğuğu: Bi Dur Be Adam! Medeni Ölüm, Alternatif Model, Fahriye Adsay Sevimsiz Düşünüşler... Halay, Abdullah Keskin, Avesta Koşun Kürtler, Köşede Kurtlar Şeker Dağıtıyor! Mustafa Kemal'in İçimizdeki Askerleri Haksızlık: 'Madımak: Carina’nın Günlüğü' Küçük Prens Kor’u Kor Yakar Demirkubuz'un Bulantısını Gözardı Etmemek Gerek Kuzeyliler Kuzey’e Sabitlendi mi? Kaplumbağa Kabuğu İçindeki 'Yitik Kuşlar'! Heine, Faşizm ve Romansero-Bimini Kürdler ve Diğer Milletler Terörist Değildir Hendek Tatbikatı sayesinde Tanrı Türk'ü Koruyacak Yas Öyküsü Cizre’de Çıkış Yokmuş, Peki Kuzey’de Var mı? İttifakın İç’ten Olanı Hey Sevgilim!.. Yok Bişey Lanetli Olan Mekanlar Değil İnsanlar IŞİD Alevilere saldırır mı? İç Savaş Kılıftır Acildir! Tüm Kürdlerin Dikkatine! Çocuklarımızı Yedirten ÖzYönetim! Sahte Kül Kedisi Bal Kabağını Yolda Yer FİLİZ KORKMAZ’ın anısına İslami Bireylere Günahkar Diyarbakır Hay Way Zaman / Dersim'in Kayıp Kızları Asasız Musa / Musayê Bê Asa Hayastan Aynı Yıldızın Altında Sen Aydınlatırsın Geceyi Bir Dersim Hikayesi Halam Geldi Günahın Dokunuşu / A Touch Of Sin Fare sen aslında... Pieta / Acı – Aziz Yağan
x