Aziz Yağan: HDP’nin Kürde Kaybettirici, Kutuplaştıcı Politikası

HDP’nin Kürde Kaybettirici, Kutuplaştıcı Politikası

Mevsimlik ya da değil, sırf Kürd oldukları için bölgesinde yaşamayan Kürdlere son saldırılardan sonra HDP’nin yaptığı açıklamada şu cümlelere de yer verildi: “Bu ırkçı saldırının faili, sistematik biçimde partimizi ve halkımızı hedef alan AKP-MHP’nin kutuplaştırıcı siyasetidir. Saldırılar, iktidarın yıllardır Kürtlere yönelik oluşturduğu tekçi ve ötekileştirici politikaların ve nefret dilinin sonucudur. Bütün bu politikalar son yıllarda gittikçe artan ve olağan hale gelen linç kültürüne neden olmaktadır. Bütün bu saldırıların sorumlusu AKP iktidarıdır.”

Aziz Yağan

23.07.2021, Cum | 09:49

HDP’nin Kürde Kaybettirici, Kutuplaştıcı Politikası
Makaleyi Paylaş

Birkaç baro da benzer kavramları içeren bir ortak açıklama yayınladı. 

İlk cümleye göre HDP, bölgesinde yaşayan “Kürdler” adına konuşuyor gibi görünmektedir! Kürdleri temsil etmediğini her fırsatta belirten HDP, şimdi ne oldu da birden halklarımız yerine ‘halkımız’ kelimesini kullandı? Bu iyiye bir işaret olabilir mi sorusu HDP açıklamasının devamında anlamsızlaşıyor ve ideolojisini, algısını etkidiği Kürdlere de edindirmeye çalışıyor. 

Açıklamada dikkat çeken asıl önemli nokta, HDP’ye göre, Türkiye’de Kürdlere saldırıların AKP ile başlamış olmasıdır. Yine HDP’ye göre, son saldırıların temel nedeni de iktidarın kutuplaştırıcı dilidir; tekçi, ötekileştirici politikaların ve nefret dilinin sonucunda linç kültürü yaratmıştır. Ayrıca, sadece AKP ve MHP mi tekçi değil? Bu iki parti dışındaki partiler tekçi, ötekileştirici değil demek ki. 

Açıklamalarda yer verilenlerin gerçeği yansıtmadığını belirtmek gerekiyor. AKP öncesinde sanki Kürdlere yönelik saldırı ve hakaretler yapılmamış ve linçi de içeren saldırılar ilk kez AKP döneminde görülmeye başlamış gibi bir atmosfer yaratılmaya, uçucu bir ‘resmi tarih’ oluşturulmaya çalışılmaktadır. 

6-7 Eylül, Trakya olayları, Maraş, Çorum, Sivas ile başlayan cümleler kurmaya ve HDP’yi hakikate davet etmeye gerek var mı? Sadece birkaç örnek olarak, “Nerede Kürd görürseniz yüzüne tükürün” sözü ya da “Bu ülkede Türk olmayanlar sadece hizmetçi olabilirler” sözleri HDP’ye göre kutuplaştırıcı, ırkçı ve nefret söylemi sayılmıyor.

Bu söylem, AKP’den öncesini aklama girişimi olabilir ve AKP iktidarı kaybedince her şey yoluna girecek algısı yaratabilir. Açıklamadan, ‘Bu iktidardan önce Kürdler, farklı milletlerden aleviler, Ermeniler, hak arayıcılar saldırıya uğramazdı! Bunlar AKP’nin kutuplaştırıcı siyaseti sonucu başladı!’ anlamları çıkabilir!

Kürd halkını, onun tarihini, şimdisini ve geleceğini omuzlayacak güçten ve niyetten yoksun olanlar, buna niyeti olmayanlar, hatta engel olmak isteyenler her zaman olacaktır.

Türkiye’de iki farklı Kürd toplumu vardır: bölgesinde yaşayan Kürdler ve bölgesinde yaşamayan Kürdler! Her iki Kürd toplumunun geleceği ve tahayyülü farklı da olsa her iki toplumun anadilinde eğitim gibi ortak talebi vardır. Bu talebi hangi parti hayata geçirmeye söz verirse biz Kürdler oyumuzu ona vermeliyiz. İktidarın karakteri, bileşenleri, geçmişi bizi ilgilendirmez. Ancak HDP’nin son yaklaşımı, etkilediği Kürdlerle AKP’yi kutuplaştırıcı, uzlaşılmaz bir noktaya vardırabilir. Bu yanlış ya da daha doğrusu, biz Kürdler için tamamen yanlış bir politikadır. 

Her iki Kürd toplumu rasyonel olmalı ve Türkiye’deki yapısal, ideolojik, farklı sosyolojik toplulukların, odakların iktidar çatışmasında taraf olmamalıdır. Kürdler nötr bir alana çekilerek iktidara talip ya da iktidarı etkiyebilecek her siyasi partiye eşit mesafede durmalıdır. Sadece seçim öncesinde ya da Kürdlere her saldırıda Kürdleşenlerin Kürdleşmesi kısa vadelidir ve bu nedenle göstermelik ve geçici Kürdleşme atakları reel politikaya yansıtmamaktadırlar. 

Türkiye’de kutuplar varsa eğer, bölgesinde yaşasın yaşamasın tüm Kürdler bu kutuplardan biri değildir, bu kutuplardan birine dahil de değildir. Kutuplar arasında öğütülmesi, savrulması tehlikesine karşı sadece Kürdleri değil tüm bölge toplumunu uyarmak ve sakınmak hepimizin hassasiyetidir. Savunmasız herhangi bir topluluğa karşı programlı bir saldırıya geçildiğinde bunun iç savaş değil de bir katliam olacağı ortadadır.

Bölgesinde yaşamayan Kürdler olası saldırılara karşı savunmasız ve çaresizdir. Bölgesinde yaşamayan Kürdlere Kürd olduklarından dolayı yapılan, yapılacak saldırıların fail ya da faillerini ortaya çıkarıcı hukuki hamleler ısrarla yapılabilir. Bazı barolar meseleye bu biçimde dahil olabilir.

Kürdler kendi içinde ve bölgemizin diğer tüm toplumları arasında kutuplara, kutuplaşmalara da sahip değildir; bu tür yapay kutuplaşmalara da izin veremeyiz. Soğuk savaş dönemine ait olan “kutuplaştırma”; şiddet içeren, eski dünyaya ait, kaybı meşrulaştırıcı bir kavramdır. 

Kimse Kürdleri kutuplaştıramaz, bir kutupmuş ya da bir kutba dahilmiş gibi gösteremez. 

Bölgesinde yaşasın yaşamasın Kürdler kutuplara sıkıştırılamaz. Bu sıkıştırma saygıdeğer, güçlü, mümkün ve haklı iddiasını Kürdlere unutturmakla kalmaz; Moğol, Bizans ve Roma miraslı entrikalarla dolu bir girdapta kendine saygısını da yitirmesine neden olur. 

Bölgemize kapanalım ve kendimizi tekrar tanımlayalım, tanıyalım. 

Bu makale toplam: 4732 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:03:51:13
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad

Aziz Yağan

Yazarın Önceki Yazıları

Kılıçdaroğlu, Bablekan ve İmralı Kimi Kürdün Adalet, Eşitlik, Yardım İsteme Biçimi Kürdler Öfkeli Türk Kalabalıklarından Nasıl Korunabilir? Orman Yangınları, HDP, Öfkeli Türk Kalabalıkları ve Kürdler Manavgat Yangını ve Yaklaşan Şiddet Tehlikesi Afyon ile Kuzey Arasındaki Mekik Kaç Zengin, Kaç Vekil Çıkarır! İğneli Beşik, Mum Söndü, Kuyruklu’dan İlk Gece Hakkı’na Edebiyat Editörü, Yazar, Taşra Gönüllüsü Kürd Yazar (II) Edebiyat Editörü, Yazar, Taşra Gönüllüsü Kürd Yazar (I) Aldatılanı Aldatmak Coğrafi Statü ve Kültürel Kimlik Ayrımı PKK’den İbrahim Güçlü’ye Bir Tehdit Daha Kürdler ve Ankara İttifakları Olası Şengal Katliamını Kürdler Durdurabilmeli HDK ve Kürdistani İttifak Çalışması Kürdler Yeni Anayasada Nasıl Yer Alabilir? Ankara’da İstenmeyen HDP’nin Kaderi Kimin Elinde? Kürdce Anadili Kampanyaları ve Sivil Alan Kürdlerde ”Şimdi” nin İcadı ve İnşası(*) Trump Kürd Olsaydı Bazı Kürdler O’na Terörist Der miydi! Kürd Reformu Söylentilerindeki Eksik Kürdistan Bölgesel Yönetimi Ne Yapmalı? PKK’yi Yabancı Bir Örgütten Tanımak, Tanımlamak PKK’nin Yeri Neresi? Düşmanları Sevindirmeyenler KBY, PKK için Önlemler Almalıdır Kürdistan Bölgesel Yönetimine Çağrı Ey Dünya, Kötülüğün Kaynağı Bu Kez Ahiretsizler Kürdlerin HDP'ye mesafesi Leyla Güven’in Kürdlüğü, Berberoğlu’nun Türklüğü Osman Baydemir Apocu mu, değil mi! KürT aydını ile KürD aydını Öcalan, Aidan James, PKK PKK’yi Terk Edemeyenler ''Benim Ülkem Dilim'': Topraksız ve Statüsüz Çerçeve (I): Kangren Kulp’ta Beş Kürd Daha Parçalandı Şeyh Abdulkerim Çevik’i Öldürmeyeceksin! Uygur Türkleri, Kürdlerin Yaklaşımı ve Dünyanın Geri Kalanı Sıra Kürd Dili ve Kültüründe mi? Tanrı Vardır ve Adı da Petrunya’dır Kürd Temsiliyeti de Nesi? Ayrışalım (III) -Rojava Kahramanları- Ayrışalım (II) Ayrışalım SUSAMAM, rapçı Miraç, Kürd Yanılsaması Karşılıksız Aşığın Kürd Hali Kayyım Atamaları Kime Karşı: KürDlere mi, KürTlere mi, Halklara mı? İyaz bin Ganem’e karşı İlhan Diken!!! Bağlar Belediye Meclisi: Medeni Ölüm 160 TL İstanbul’da Seçmen ve Aday Uyumu Kürdler İçin de 'Her Şey Çok Güzel Olsun!' Selçuk Mızraklı, Zorbalık, Handan Ekici Cumartesi Anneleri ve Sivil Alan 24 Haziran’da ne yapmalıyız? HAMLE: Şuursuzluğa Karşı HAMLE: Ciddiyete Davet! Onur Ünlü’den ‘Gerçek Kesit: Manyak’ HAMLE: Yerel Seçimleri Kazanmak, ama Nasıl? Afrin’de Siviller Öldükçe Güçlenmek! HAMLE: Peki ama Hangi Partiyle? HAMLE: Reform için Yerel Seçimler Ferdinand: Daima kendiniz olun ve Tres’e ne olduğunu sormayın! Beden ve Ruh: Bağımsız Kişilikler Ali Kemal Çınar û Génco Kemal’in ‘Adalet’i ve Kürtler İşkenceciler Çocuklarını Sevebilir mi? İllegalite ve Kürdler Sesi kesilen taşlar ve onların arasında bir şair Sansüre Karşı ‘Zer’ Kürdler; Rejim Yanlıları ve Karşıtlarının Fedaisi mi! Geçmişle hesaplaşma, yarına köprü: Geçersiz oy Evet, Hayır, Boykot ve Kürdler için 4’üncü yol Biz O Hendekleri …! Ariel’den Arielle’ya: Küçük Deniz Kızı Türkiye, Almanya, Hollanda ve Nefret Söylemi Vank’ın Çocukları: Tarihsel Hakikat Mücadelesi Jale ve Mehmet Elbistan Vatandaş Anadilinde Konuş! Kürd Tarafı ve Post-Olgusal Siyaset Prensim, Ömrümün Kalanı Sensin! Derik Kaymakamına Sabotaj Ekşi Elmalar’a ilaveten PKK ile Nereye Doğru? Atatürk’ünü Arayan Ahmet Altan PKK Vekilleri Öldürmeyi Denedi mi! Yılmaz Erdoğan'ın Ekşi Elmalar'ı Kürdler Onursuz, Benliksiz, Haysiyetsiz mi! Kürdlerin Acılarıyla Alay! İki Ustadan Kısa Bir Film: Borrowed Time Kalandar Soğuğu: Bi Dur Be Adam! Medeni Ölüm, Alternatif Model, Fahriye Adsay Sevimsiz Düşünüşler... Halay, Abdullah Keskin, Avesta Koşun Kürtler, Köşede Kurtlar Şeker Dağıtıyor! Mustafa Kemal'in İçimizdeki Askerleri Haksızlık: 'Madımak: Carina’nın Günlüğü' Küçük Prens Kor’u Kor Yakar Demirkubuz'un Bulantısını Gözardı Etmemek Gerek Kuzeyliler Kuzey’e Sabitlendi mi? Kaplumbağa Kabuğu İçindeki 'Yitik Kuşlar'! Heine, Faşizm ve Romansero-Bimini Kürdler ve Diğer Milletler Terörist Değildir Hendek Tatbikatı sayesinde Tanrı Türk'ü Koruyacak Yas Öyküsü Cizre’de Çıkış Yokmuş, Peki Kuzey’de Var mı? İttifakın İç’ten Olanı Hey Sevgilim!.. Yok Bişey Lanetli Olan Mekanlar Değil İnsanlar IŞİD Alevilere saldırır mı? İç Savaş Kılıftır Acildir! Tüm Kürdlerin Dikkatine! Çocuklarımızı Yedirten ÖzYönetim! Sahte Kül Kedisi Bal Kabağını Yolda Yer FİLİZ KORKMAZ’ın anısına İslami Bireylere Günahkar Diyarbakır Hay Way Zaman / Dersim'in Kayıp Kızları Asasız Musa / Musayê Bê Asa Hayastan Aynı Yıldızın Altında Sen Aydınlatırsın Geceyi Bir Dersim Hikayesi Halam Geldi Günahın Dokunuşu / A Touch Of Sin Fare sen aslında... Pieta / Acı – Aziz Yağan
x