Ahmet Önal: Kürt Ağası

Kürt Ağası

Osmanlı ve ardında gelenlerin, karşısındaki en önemli güç (1946'ya kadar) Kürt aşiret örgütlenmesi olmuştur. Kürt aşiretleri, Osmanlı Devletine "Milleti Sadika" olmadığı için, hep hedefe konmuştur. Evet, sistem bazı Kürt aşiretlerini onların sosyal zaaflarını yakalayarak kullandığı dönemler olmuştur (Bu zaaflarin neler olduğu tartışılmalıdır.zira her mazlum milletin zaaflari, onları köle konuma düşürmüştür). Bu duruma düşmelerinin çok sayıda nedeni var, ancak en önemli neden, merkezi bir devlet olgusunda ve halk olarak genel bir irade sahibi olmamalarındandır.

Ahmet Önal

03.05.2021, Pts | 08:55

Kürt Ağası
Makaleyi Paylaş
Mutkili Musa Bey hikayesi, araştırmaya muhtaç bir konudur.
Atatürk, 1919'a kadar Musa Bey ile irtibatlidir. Ancak, Erzurum Kongresi'nden sonra İlişkileri bozulduğu anlaşılıyor.
Mustafa Kemal 1927'de okuduğu Nutuk'ta, Bir gazetecinin, "Heyeti Temsiliye'de neden Kürtler yok?" diye sorduğunda, M. Kemal, "Mutki ağasını, Erzincan nakşibendi tarikatı temsilcisini Heyeti Temsiliye'ye alarak, işlerimizi zora sokamazdik" diye cevaplar.
Musa Bey hakkında, 1920'lerden sonra kriminal iddialar, Gulê sorununda muhakeme başlatılır. Ancak Musa Bey bu iddiayı kabul etmez, reddeder. Ancak, emir büyük yerdedir, yakayı paklamaz. Cezaevine düşmemek için, çok iyi bildiği devletten kaçar, Suriye'de kalan ömrünü bitirir..
Lazerev'in kitabında, "Ermeni gelinlerinin ilk gece hakkı Kürt feodal ağalarının" iddiası, anti-Kürt  olduğu kadar, Ermeni halkına da hakarettir, mesnetsizdir. Burada, Kürt ağası ile İspanya Feodalini kısadan ve kolayca birbirine "benzer" görerek, pek çok alanda feodalizmdeki uygulamada olduğuna göre, "İlk Gece hakkı Kürt ağalarında da vardır" deyip, karalama yorumunda gemi ağza alıyorlar.. Bu tutum, anti-Kürt histeriden ya da devletlerin Kürt karşıtı ideolojilerinden kaynaklandığı düşüncesindeyim. Kaldı ki, Ermeniler, 1800-1900 yıllarında, pek çok konuda, şikayetlerini "Milleti Sadika" olarak, yönetimine girdikleri Osmanlı Sancak ve devletine şikayetlerde bulunmuşlardır.  Ancak, "İlk Gece Hakkı" gibi şikayet tarzı  bir şeyden bahis ettikleri olmamıştır.
Zira devlet, bir sorun karşısında sıkıştığında, Kürt-Ermeni kışkırtıcı sözlerini ettiğini tarihten biliyoruz. Üzücü olan, soykırım gibi ciddi bir sorunu işlerken, ideolojik propaganda motuna düşerek,  böyle  olmamış ve olmayan asparagaslara düşmek, asıl konuyu itibardan düşürür. Böylesi bir iddiaya dair Kürtlerde yazılı olmaktan ziyade, sözlü tarih pek güçlü ve kadimdir. Keşke bir de işin bu tarafına bakılarak kelam edilseydi. Ancak, Lazerev'in iddia ettiği, Taner Akçam ile Recep Maraşli'nın hemen "Doğru" diye üstüne atlamalarının, bilim ettiği ile bağdaşır bir yanı ve karşılığı yoktur. Zira, Kürt ileri gelenleri, 1927 Xoybûn'da yan yana geldiklerinde, Ermeni meselesini, kendi sorunları gibi algılamış ve bunu programlarına da yerleştirmişlerdir.
Sistemin, Kürtlere her defasında, "Ermeni" deyip,  "gayrı-islami" saiklere yerleştirerek, saldırmak hiç kimsenin dikkatine şayan olmazken, bunun esas nedeni, Yakın Doğu'da Türk ve Müslüman olmayan herkesin, "temizlenmesi", "ayıklanması" stratejisi üzerinde inşa olunmuş, bir Türk ulus devletinin otokton (yerel kadim) halklara yaptığını  gizlemek ve "haklı" "iyi" bir şey yaptıklarını salık verme ihtiyacından kaynaklıdır.
Kürtlerin yaptığı dostluk girişimleri, her nedense popüler ideolojik kesimler, Küçük programlarına kurban etmek üzere,   hep görmezden gelerek, "Suçlu Kürtler", "genellemsi  doğru değil, efendim Kürt Agasi", "Yok yok Kürt ağası deyip, bunun üzerinden tüm Kürt aşiret ileri gelenlerini katmak da doğru değil, Bazı Kürt ağaları demek gerek!"  motuna her defasında obsaide düşer gibi, düşmeyi tercih ettikleri çok olmuştur. 
Taner Akçam, Ermeni meselesinde ciddi araştırmalar yaptığı inkar götürmez, ancak bunu yaparken, Kemalizmi "pragmstist" diyerek, ittihatcilardan ayırıp kolamayı ihmal etmemesi de gözden kaçacak bir durum değildir.
Kaldı ki Kürtler, Yakın Doğu'da potansiyel ve aydın duruşta  ilericiligin, devrimciligin, tabuu tanımazlığın motoru olduklarını, Ermeni sorununda da göstermiştir..
Misal, 
1980 Darbe doneminin sıkıyonetim mshkemelerinde,  "Ermeni Soykırımı" meselesinin nasil işlendiğini, "Kawa Davasi Savunması, Cemil Gündoğan   Vatê Yayınları, kitabına. bakabilir.
Yine 1992'de Ermeniler ile ilgili ilk  tarihsel ve siyasal kitapları, önce Med, sonra onun yerine yayın faaliyetini sürdüren Zêl, Nûjen ve Pêrî yayınları -ki Recep Maraşlı'nın 1915 Ermeni Soykırımı kitabı da burada çıktı- onlarca kitabı yayınlarken, kendine "Muhalif" diyen Türkiye Solu'nun dudağı uçuklanmış, doğal olarak Ermeniler de sinmiş ve korkarak çıkardığımız kitapları alıp okurken, ürkekçe kendilerinden bahis etme cesaretini topluyorlardi.  Garo Sasuni'nin "Ermeni Kürt İlişkileri(1992) M. Kalman'in "Batı Ermenistan"(1994), Hraçya Koçar'ın "Özlem/Garod"(1994'te) benim yayın yönetmenliğini yaptığım bu Kürt yayinevlerinde çıkmış ve sonrasında, sadece soykırımlara dair 20'ye yakın kitap yayınladık. 1996'dan itibaren, Belge Yayınları Yaves Terno'nun "Ermeni Tabusu" kitabını yayınlayarak konuya girdi. 2000 yılında  Su Yayınları Taner Akçam'ın kitaplarını yayınlamaya başladı, sonra iletisim sürdürdü. 2004 yılından sonra Pencere ve daha sonra Aras yayınları  Ermeniler ve yaşadıklarına dair önce edebi, sonra tarihi yayınlar  yayımladılar. İyi bir yayıncılık süreci oldu. 
Bu konuda bile dürüst bir duruş gösterilmediği, Kürtlerin yaptıklarının görmezden gelinir olduğunu izledim. 
Ama suçlamaya, karalamaya gelince, "vurun abalıya" misali, hemen insafsizca saldırıya geçme, hakaret etme çok rahat olabiliyor.. 
Bu durumun, biz Kürtler tarafından  ve diğer halklar için değerlendirilmesi gerekir.
Kürt aşiret liderlerinin  1806'dan bugüne, devletin hedef tahtasına konması, diğer olumsuz şeylerin yanında, bunun da ciddiyetle değerlendirilmesi ihmal edilirse, yanlış olur. Kaldı ki, ortaya atılan iddiaların, aktarımların da kuşkuyla ele alınıp, kritik edilmesi önemlidir. 
Misal, ideolojik Sovyet Yazarlarının, Jenosidlerle Kürt ulusu, Koçgiri, Dersim, Piran, Agiri ve sonrasında jenoside tabii tutulurken, Kürt aşiret liderlerinin, halk ile kırıma tabii tutulurken,  "Feodalizmin tasfiyesi" tezi ile, sömürgeci, jenosid girişimleri destekler konuma düştükleri, egemen moderniteyi savunarak, Ittihat ve Tetakkî takipçilerinin izine düştükleri aşikardır.. 
Inanın ki bu "Kürt Ağası" hikayesi, tıpkı suya doymayan hamur hikayesi gibi, daha  çok su çeker.
Bu tez, jenosidal ideoloji için egemen ulus modernizminin elinde paslı değnektir, kendine "demokratız", "aydınız", "ilericiyiz" diyenlerin kullandığı bu paslı değneği dillerine pelensek etmeleri, kendilerini zehirledi, zehirliyor. 
Bu arada, Taner Akcam'ın,  "İlk Gece Hakkı" iddiasına karşı, 132 imzacının bir metin yayınlamasıni "Linç" olarak değerlendirmek doğru değildir. Uzun tutulan metnde  yanlışlar  olsa da, tepki yanlış değildir. İyi degerlendirildiğinde, Doğru bir analizi yakalamak zor olmadığı gibi, geçmişte ortaya atılan pek çok kötü hücre misali duran yanlışın ortaya çıkarılmasina hizmet edeceği açıktır. Yeterki eleştiri tekamülü olsun.
Biraz özen, dikkat değerlidir. Bilimin normları burada da çok önemlidir.
Bu makale toplam: 5395 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:14:54:04
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad

Ahmet Önal

Yazarın Önceki Yazıları

Enver'den Evren'e 12 Eylül... Eski, Kadim, Dil, Halk, Ulus, Modernite Ve Kürdler! Taner Akçam,'Ermeni Soykırımı’nın Kısa Tarihi' Kitabı Ve Kürtler! 'Müthiş' Hatalar Neden? ABD, Çelişkiler, İlişkiler ve Kürtler ! Küfürbaz Yüzsüzler ve Kürdler! Türkçesiz Osmanlıcadan, “Resmi Dil Türkçe”ye, Kültürel Türkçülükten, Türk Siyasal Irkçılığına-II- Anlaşılmayan Karışık Osmanlıcadan, ''Anlaşılmayan Bir Dil'' Kürtçeye Varmak! Uygarlık, Mitoloji ve Din! Din, Siyaset ve Bilim Doğu Akdeniz'de Devlet Konumlanmaları Kendime Soruları, Siz de Düşünüyor musunuz? Komik Olmayın Ulus; Siyasal Birliği ve Dili ile Vardır! Irkçılık; Hastalık Değil, İnsanlık Suçudur! Kültür ve Siyasette Irkçılık ve Kürt İşçilerinin Linç Edilmesi! Tuzu bile Bozan Lümpen ve Cahiller ile Aydınlar! Ayasofya’ya Kayyumu (1453) Ayasofya Kilisesi-camii, Müslüman ibadeti ve Cennet yalanı Öteki Olarak, Aidiyat,Hukuk ve Eşitliğe Tutunmak! Eğitimde; Hak-Haksızlık, Etik ve Suç Hak Yolunda Hakikat 'Alevilik' Mi, Rêya Heqiyê Mi?! 'Alevi' Şaşkınlığı Alfabe ve Îmla İttihat ve Terakki ile Devamında Çerkeslerden Bazı Şahsiyetler MUSTAFA KEMAL ve NUTUK İran İslam Despotizmi ve Mustafa Selimı'nin İdamı Mihtra Înancı ve Hîyerarşi Kadın ve Savaş Eleştiride; Pasif, Aşırı ve Zorlama Yorum Olmaz! 'Kızılbaşlık': Osmanlı İle Safevi Çekişmesinde Çıkan Bir Kavram Kürt Siyasetinde Aşılmayan Gelenek; “Kürt Aşiretlerinde ‘Alan Koruma” Kürtlerin Guernica’ları çok, Picasso’ları var mı? Daraldıkça Dersim’den Kopmak ve Kötülük Yapmak! Kürd Aşiretlerinde Alan Koruma Musa ve Kitabı Tevrat Yenilik ve Yenilenme! Alan Tutma Yetmez Davut Kurun ve Anıları... Geçmişten Geleceğe Tecrübe Sunuyor Savaşı ve Değişkenliği İzlemek Failin Suçunu, Mağdura Yığmak! Islam Şiddeti ya da 'Darül Harp'te, Mali Kaynaklar! İnsanlığın Acısını Beynin Açısı Çözer Rêya Heqîyê inancı Mîhtra inancıdır; Müslümanlık, Kızılbaşlık, Alevilik değildir Barış Günü Kutlamaları Şöyle Geçerken, Kürt Siyaset Tarihinde Tabu ve Maraziler.. Türk Milliyetçiliğini, Kürt Milliyetçiliği ile Mukayese Etmek! Savaş Yeni Gelişmelere Gebe, Doğumu Merak Ediyorum Yanlız Kemal Kılıçdaroğlu İçin Değil Tüm Linç Girişimleri Kınanmalı! Değişim ve Özgürlük Savunma: Düşünceler sorgulanmalı, ancak emniyet ve mahkemelerde değil! Rêya Heqîyê, Alevilik ve İslam! Değişim, Zaman, Din ve Astroloji Marksizim’de Ulusal Sorun Yoktur? Dêrsim’de Koçgiri 1919-1922 ve Sonrası!.. 1968-1978’de Birleşen-Ayrışan Sancılar, Türki(y)e Solu ve Kürt Milli Hareketi!.. Devşirmeler ve Devletsizler... Kendine Düşmek Yerine, Özgürlüğü ve Bağımsızlığı Düşünmek! İttihat ve Terakki Cemiyeti (İT-C) Haşdi Şabi ve Irak’ın 'Kerkük seferi' ne idi ne değildi? Kerkük’ün tarihine bir değinme Bağımsızlık Meşru Haktır, Olmadan Olmaz! Güney Kürdistan'da Bağımsızlık Referandumu ve Tercih! Egemenin Savaş-Barış ve Silahlanma-Silahsızlandırma Siyaseti 'Stratejik Derinlik', Mursi ile battı, Suriye ile çöktü Raqqa - Musul Operasyonu ve Sonrası III. Dünya Savaşı Uzun Sürecek 'Bağımsızlık Hedefi İle Kürdler Özgürleşecek!' 4 Mayıs 1937 Bakanlar Kurulu Kararı ve Dersim Tertelesi! Kürt Sorununun Ağırlığı ve Aciliyeti! Kontrollü Darbe III. Dünya Savaşı, Rakka ve Musul'a Dayandı, Abd - Rusya Anlaşarak Çözüme Gidiyor! Kürtler Ne Yapar? Kürt Bayrağı 16 Nisan Referandumu Irkçılık Çekişmesinde İnsani Kişilik, Aidiyet-Kimlik Bilinci ile Şekillenir Ulusal Birlik ve Kongre hakkında düşüncelerim İttihat Ve Terakkinin Devamı, Kuvva-i Milli Teşkilatı Sevdalısı; Nazım Hikmet Ran Memur Toplum Değil, Kendisi İçin Üreten Toplum Kazanır Yalanın Egemenliği, Doğrunun ‘Marjinal’liği! Türkçe Dışındaki Dillere Karşı, 140 Yıldır Uzun Sürece Yayılan Bir Savaş Sürdürülüyor! Ali Rıza Koşar: 38 yıldır içimde bir acı olarak kaldı Tekoşîna Dıjwar! 3. Dünya savaşında ABD–Rusya, Türk-İran konumlanması özgür Kürdistan'a kapı aralıyor Tehlikeli İnsan, Tehlikeli Aydın, Tehlikeli Yazı, Tehlikeli Düşün ve Tehlikeliler Deyip Yaktılar! Kobanê Kürdistan'da Özeldir! T.C Cumhurbaşkanı RTE Uçtu! Kadın, Kürt, Kürdistan ile Bastırılmış Kimlikler Diktatörleşen AKP ve Çözemiyeceği Kürt Sorunu Diaspora, Kanton ve Bağımsızlık ''Silahları Bırakın'' Diyorlar Şengal, Celawle, Kobani’ye DAİŞ/IŞİD Saldırıları ve Kürdistan’da Serhildan! Kürdleri Kürdistan’la Büyütmek yerine, Türkiye’yi Kürdlerle Büyütmek!!! Yahudilik; Hiristiyanlık Çözülmüştü, Sıra Siyasal İslamda! Kürt Romanı ile yüksek Kürt bilincine Kavramları Çarpıtarak, Kürdü Çarpmak! Kürdistan, Türkiye Ve İşid konuşlanması Kürt ulusal özgürlük mücadelesi ile HEP'e, tutsaklaşarak Türkiyelileşen HDP'ye İnkar, iskan, imha kurtuluşmu? Toprak İle Samimiyet(sizliğ)imiz! Kürt soykırımına karşı Kürdistan'ın bağımsızlık hayali
x